Soğuk Günlerin Sıcak Çorbası 'ARABAŞI'

Image credit: kartap.org

ARABAŞI ÇORBASI İÇİN GEREKEN MALZEMELER

Çorba için:

300 g Tavuk but (3 Adet)

12 g Ayçiçek yağı (1 Yemek kaşığı)

45 g Tereyağı (3 Yemek kaşığı)

70 g Biber salçası (2 Yemek kaşığı)

35 g Domates salçası (1 Yemek kaşığı)

75 g Buğday unu (5 Yemek kaşığı)

10 g Pul biber (1 Yemek Kaşığı)

 

Hamur için: 

110 g Buğday unu (1 Su bardağı)

1200  ml Su (6 Su bardağı )

9 g Tuz (1 Tatlı kaşığı)

 

HAZIRLANIŞI:

Tavuklar bol su ilavesi ile basınçlı tencerede haşlanır (Çorba içerisinde de haşlanacağı için hafif diri olacak). Büyükçe bir tavada tereyağı eritilip, sıvıyağ ile kızdırılır. Un eklenerek rengi dönünceye kadar kavrulur. Salçalar ilave edilip bir müddet daha kavrularak “Meyanesi” tamamlanmış olur. Önce az miktarda soğuk su ile karıştırılır (Topaklanmaması için). Çok koyu bir çorba görünümü alan meyaneye tavuk suyu azar azar eklenir. Un çorbası kıvamına gelinceye kadar su ilavesine devam edilir. Bu şekilde biraz kaynadıktan sonra hafif diri şekilde haşlanan tavuklar didilerek içine atılır. Pul biber ilavesi ile yağı üstüne çıkıncaya kadar kaynatılır ve servise hazır duruma getirilir. Hamuru ise, un, su ve tuz ocağa alınıp koyulaşıncaya kadar karıştırılarak pişirilir. Daha sonra, altı ve kenarları ıslatılmış tepsiye dökülerek soğumaya bırakılır.

 

Soğuk Günlerin Sıcak Çorbası 'ARABAŞI'

 

Arabaşı, ismi Karaman ile anılan önemli yiyeceğimizdir. Köken olarak Karamanoğulları’na dayandığı bilinen bu kış çorbamız, çok geniş bir coğrafyada ki mutfak kültürü içerisinde yer almaktadır.  Geçmişte av eti ile yapıldığı bilinse de, günümüzde genellikle hindi ve tavuk eti ile yapılmaktadır. Acılı ve yağlanmış hayvanın et suyu ile yapıldığı zaman lezzetinin doruklara ulaştığını bildiğimiz bu çorba, aynı zamanda bir sosyalleşme aracı olmuş, değişik toplantıların vazgeçilmez ikramı ünvanı nı almıştır. Özellikle uzun kış gecelerinde yapılan sıra gecelerinin ikramı olmuş, neşeyi, muhabbeti  ve dostluğu pekiştiren “kadim  kültür” olarak tanınmıştır. 

Eskiden, yağlı olması ile tanıdığımız “kaz” dan yapılan arabaşının geçerli olduğu ve bunu yapan ev sahibinin öve öve bitirilmediği, hindi ve tavşandan yapılanına ise “eh işte” şeklinde tepki gösterildiği ama tavuktan yapılana hiç bakılmadığı bir kültürden gelen bu çorba, günümüzde tavuk etinden yapılmaktadır.

Hamuru ve yeme şeklinin zorluğu üzerine çeşitli hikayeler üretilmiş bunlarında en önemlisi ,”tahta kaşığın içerisinde ki hamuru çorbanın içine düşüren”, gelecek toplantının ev sahipliğini yapacağı şeklindedir. Özellikle ilk defa Arabaşı Çorbasını hamuru ile içen kişinin çok zorlandığı, bununda bulunulan ortama neşe katmak için bu hikayenin üretildiği bilinmektedir.

Karaman’da ilk kar yağışında çoğunluğun aklına gelen ilk düşünce “Akşama Arabaşı Çekilmesi “ olacaktır. Hemen eve haber verilerek hazırlıklara başlanılacak, büyük bir olasılık çok yakın çevreden kişilerle yapılacak olan muhabbet dolu toplantıya, arabaşı aracılık edecektir. 

Bu güzel geleneği anlatan deyişi yazmadan bu kültürü anlatmak, yöresel ağızla yavan gelecektir.

Arabaşı olursa kazdan, gelirim yazdan

Arabaşı olursa hindiden, gelirim ikindiden

Arabaşı olursa tavşandan, gelirim akşamdan

Arabaşı olursa tavuktan, gelemem bekleme,

Kardan, ayazdan.

 

Kısaca, Arabaşı Karaman için bir gelenek, yüz yıllarca yapılan ve dedelerimizden günümüze kalan bir mirastır. Coğrafi işaret alınması konusunda geç kalınıp bunu Yozgat’a versek te, Arabaşı bir Karamanoğlu kültürüdür ve Karamanoğulları’nın başkenti olarak ta KARAMAN’a aittir.

 

Arabaşı
© Kartap

 

Gelenekten Aşeneye Karaman Mutfağı
© Kartap Arşiv : Uğur Kağnıcı Kaynak: Gelenekten Aşeneye Karaman Mutfağı - Rıza Duru

 

Hazırlayan: Rıza Duru


Yorum Yap